Sezai Karakoç│Diriliş Neslinin Amentüsü – İremnur Akkuş

0
42

Bir Devin Doğuşu : Sezai Karakoç ve Amentü


Seksen altı sene evvel ocak ayında kayıtlara geçen doğumunu ‘birçok yıkılmışlığın içerisinde doğrulmaya çalışan bir ailenin ferdi olarak, 1933 baharında annemin deyişiyle Gülan ayında bir günde dünyaya geldim’ olarak anlatır Sezai Karakoç. Gözlerini dünyaya bir diriliş mevsiminde açmış olması, ilk adımlarını gençlik yıllarında attığı edebiyat yolunda unutulmaza yürüyeceğinin habercisidir adeta.


Adı anıldığında başyapıtı olan Monna Rosa hiç vakit kaybetmeksizin hafızalarda yerini alsa da, yolunun düşüncelerine dönen bir sokağı her zaman vardır Karakoç’un. Kaleminden akan mürekkebi fikirleriyle terbiye ettiği bu rota her zaman İslam’ı merkez alarak şekillenir. Hal böyle olunca, Diriliş Neslinin Amentüsü’nün olağanca ağırlığıyla gelip tahtına kurulması kaçınılmaz olacaktır.


Düşsel alanda oluşturduğu Diriliş Sitesi’ni kurmak için fikrin bin bir türlü halini Amentü süzgecinden geçirir Karakoç. ‘Ben’ diye başlayan, yalın fakat okurunu yalnızlaştırmayan, telkin edici cümleleriyle ‘ya ben?’ diye kendini sorgulatır kaleminin ucundakilere. Topraktan daha derinde serili kalmış ruhlara Amentü ile dokunur, hakikate susamış yüreğinin yalnızca derinden araştırma yapma ve öğrenmekle serinleyeceğini her fırsatta dile getiren diriliş ehli toprağın çatlamış dudaklarına yağmuru şu sözlerle indirir:

‘Bu Amentü diriliş erinin kendi kendini gözden geçirmesidir. Kendini celal ve cemal terazisinde tartmasıdır.’

Onun için amaç ‘durmadan taklitten tahkike geçmek’tir. Üstelik bunu öyle üstün körü yapmak gayesinde de değildir. Tarihin sırlarını kurcalamayı, olayların derinine inmeyi; kayıtsız ve şartsız kınama ve kabule tercih eder. Mühim konu ve zamanlarda yakasına sarılıp çağı hesaba çekmenin gerekliliğine verdiği önemi ‘günün adamı değil demin adamı olma’ sözleriyle anlatır bize. Demin yani özün, yani İslam’ın…

Diriliş erlerini her zaman bir savaşın ortasında, sancağa sımsıkı sarılı hayal eder Sezai Karakoç. Lakin hiçbir erin eli silah tutmaz bu savaşta. Cephede fikirler çarpışır, kültür ve medeniyet ile dünya yeniden imar edilir adeta. Allah yolunda yapılan bu ‘oluştan varoluşa geçme’ mücadelesini secdeye varmak kadar mühim bir ibadet olarak gördüğüne, Diriliş Neslinin Amentüsü’nün ruha dokunur birçok satırında tanık oluruz Doğmak yerine dirilmek kelimesini kullanması, leke ne kadar derinde olursa olsun Amentü ile başlanan yolda dirilmenin doğmak kadar temiz olacağını hissettiriyor bana. Ama bunu yaparken omuzlarından tutup sarsmayı da ihmal etmiyor okurunu, her ne kadar kendine seslenirmiş gibi görünse de.

‘Sürekli olarak saptırıcı yollara kapılmamaya, ana caddeden ayrılmamaya dikkat etmek görevidir ruhumun.’

Bir asra yaklaşmış ömründe İslam’a olan inancı ve insana olan sevdasından güç alıp, bir neslin ellerini sımsıkı tutmuştur Sezai Karakoç.

İremnur Akkuş

Cevap Ver

Yorumunuz
Adınız