MEHDİ GERÇEĞİ ve Bilinmeyenler│Araştırma – Nizamettin Demir

0
54

Mehdi’nin geleceği rivayeti’ hurafe değildir. İslam Dini’nin ikinci temel kaynağı  Hadis kitaplarımızda açık, seçik ve net bir şeklide Mehdi’nin geleceği rivayeti yer alıyor. Mehdi konusunda  akaid  kitaplarımızda,  İslam ulemasının ciddi tahkikleri vardır.  Dolayısıyla  resmi laik kurumların  etiketli  ve  yetkili, ilahiyatçı  öğretim görevlilerinin  ulu orta  Kur’an da Mehdi diye bir şey ‘yok’ beyanlarını  ciddiye  almamız  mümkün değildir.

Ne yazık ki son zamanlarda, Ehl-i Sünnet İtikadında  yer alan ve müsteşrikler tarafından reddedilen  konulardan birisi de  Mehdi konusudur. 

  Kıyametin büyük alametlerinden birisi ve büyük alametlerin ilki Mehdi’nin zuhurudur. Öyle ki, O’nun zuhuru, dünya  hayatının  sona  ereceğini, dünya hayatının son bulacağını  ortaya  çıkacak en büyük olaylardan  biridir.  Bu olayın büyüklüğünü  tarif etmekte bile zorlanıyoruz. Bu nedenle de büyüklüğü  ve etkisi açısından bakıldığında Mehdiliğin suistimal edilmesi, yüzlerce kere o isim altında sahtekârlıkla karşılaşmak bizim akidemizi değiştirmemelidir. Çünkü aynı  şekilde  peygamberlik  hakkında da suistimaller  olmuştur? Hâlâ peygamber olduğunu iddia edenler olmuyor mu? Oluyor, hala suistimal ediliyor! Peygamberlik suistimal ediliyor diye, bizim  Peygamberliği  inkar etmemiz mi gerekiyor!  Elbette hayır! Öyleyse  en güzel akide, sarsılmayan sağlam ve  sabit akidedir. 

 Mehdi’nin geleceği gerçeği ile ‘Mehdi beklentili olmak’ aynı şeyler değildir. İtikadımız bize, Mehdi’nin geleceğini  haber veriyor ama; sakın  Mehdi’nin görevine karışmayın, İslam’ın  yeryüzüne  hakim  olması için çalışmayın,  küfre karşı mücadele  vermeyin, bir yerde  oturun, denmiyor.   Her Müslüman,  savaşın  ortasındaymış  gibi, seferberlik ilan edilmiş gibi  İslam’ın hakim olması için çalışmalıdır.  Müslümanların asıl vazifesi budur. Mehdiliği  tembelliklerinin gerekçesi yapanlarla onu, bir tartışma konusu olarak gündemde tutanların  zararı öyle veya böyle aynıdır.   

 İmam-ı Azam (Rh.a)’ın, ‘Fıkh-ı Ekber, Aliyyü’l- Kari  Şerhin” de  Mehdi ile ilgili olarak şöyle deniyor: “İsa aleyhisselam gelmeden önce Mehdi, Mekke ve Medine Haremlerinde ortaya çıkacak, sonra Kudüs’e gelecek. Ondan sonra Deccal gelip O’nunla beraber bulunacak. İsa aleyhisselam da  Dımeşk’de  Doğu minaresinden inerek Deccal’i öldürmeğe gelecek. Deccal’i orada bir darbe ile öldürecek….  Bundan sonra İsa aleyhisselam Mehdi radiyallahu anh ile buluşacak. Bu arada  namaz kılınacak, Mehdi (as)   namazı  kıldırması için İsa aleyhisselam’a işaret edecek, fakat İsa aleyhisselam; bu namaz senin için kılınıyor, diyerek mazeret belirtecek ve sen bu namazı kıldırmaya benden daha layıksın, diyecek. İsa aleyhisselam’ın  Hz. Peygamber’in şeriatına uyduğu ortaya çıkması için Mehdi’ye uyacak, böylece beraber namaz kılacakdır.” (Y.Vehbi Yavuz ter. Fıkh-ı Ekber, Aliyyü’l-Kari Şerhi,sh:212. Çağrı yay.İst)

Mehdi (as)’nin geleceğine dair rivayetlere gelince:

 “Peygamber soyundan gelen Raşit bir  halifenin ortaya çıkacağını müjdeleyen yirmiden fazla rivayet bulunmaktadır. Bu durum bizi, bu konudaki Müjde’nin anlam yönünden Peygamberimiz (sav)’e dayandığı konusunda kesin hüküm vermeye götürmektedir.  

Sahih-i Müslim’de, baskıcı saltanattan (baskı yönetiminden) sonra ahir zamanda Raşit Halifeliğin yönetime geleceğini bildiren bir hadis bulunmaktadır.  Bunun yanı sıra Peygamber ailesinden gelen bir halifenin yönetime geçeceğini bildiren değişik rivayetler bulunmaktadır. Halifeliğin kutsal topraklara yerleşmesinden yani kutsal toprakların Hilafet merkezi olmasından sonra, sarsıntıların ve fitnelerin ortaya çıkacağı dönemin yaklaşmış olacağını bildiren rivayetler vardır.

Hz Mesih (as)’in, Müslümanların Kudüs’te bir imamlarının bulunduğu sırada ineceğini bildiren rivayetler bulunmaktadır. Bu İmam acaba Mehdi aleyhisselam olarak bilinir mi?   Bazıları  bu yönde görüş ileri sürmektedirler ve böyle bir şeyin olması ihtimal dahilindedir. Ancak eğer Hz Mesih’in ineceği vakitte, Müslümanların Halifesi Mehdi (as) olacaksa Müslümanların ondan önce halifeleri olmayacak mıdır?

Naslardan  anlaşıldığına göre Hz Mesih (as)’in ineceği vakitte, Müslümanların halifesi eğer Mehdi olacaksa Müslümanların Ondan önce de halifeleri olacaktır.

 Çünkü Roma’nın Feth  edileceğini bildiren ve dünya çapında güce sahip bir İslam Hilafetinin kurulacağına işaret eden hadisi şerifler buna işaret etmektedir.

Bu arada Hz Mesih  (as)’in inmesinden önce kurulacak olan İslami Hilafeti,  Konstantiniyye’yi ikinci kez fethedecek ve hıristiyanlarla İslam topraklarının üzerinde şiddetli bir savaşa girişecektir.    (….)

 Müslümanlardan  bazı  kimselerde  Mehdilik iddiasında bulunmuş ve bazı insanlar da onların peşine takılmışlardır. Bugün de zaman zaman bu şekilde Mehdi olduğunu ileri süren kimselerin ortaya çıktığını görmekteyiz, duymaktayız.

 Mehdi Aleyhisselam’ın ortaya çıkacağını bekleyenlerin çoğunluğu, onun Hz Mesih ineceği vakitten kısa süre önce ortaya çıkacağı düşüncesindedirler.   Bununla  birlikte  Mehdi’nin ortaya çıkacağı vaktin yaklaştığını söylemektedirler. Oysa nasların zahirinden yaşadığımız zaman ile Hz Mesih’in ineceği zaman arasında epeyce bir süre olduğu anlaşılmaktadır.

 Hz Mesih’in ineceği vakitte Filistin toprakları Yahudilerin hakimiyeti altında olmayacaktır.  Aksine daha önce de geçtiği üzere o zaman Filistin topraklarına gelen Yahudiler buraya geleceklerdir.  O zaman da Filistin Raşit halifeliğin  Merkezi olacaktır.  Bu Yahudilerin şu anki devletlerinin varlığının son bulacağını ortaya koymaktadır.

 Mehdi’nin, Rasulullah’ın hadis-i şeriflerde bildirilen özellikleri  ile  ortaya  çıkacağına inanmakla birlikte ister farz-ı ayın türünden olsun ister farz-ı kifaye türünden olsun bizden istenen bazı görevlerini yerine getirmeyi, onun ortaya çıkacağı zamana kadar ertelememiz doğru olamaz. Ancak onun ortaya çıkması ve bizim kendisini özellikleri ile tanımamız durumunda, Allah’ın izniyle onun askerlerinden ve yardımcılarından olmaya niyet ederiz.

Şimdi  Hadis kaynaklarımızda  geçen Hz.Mehdi (as) ile ilgili  haberlere bakalım:

Rasulullah  (sav) şöyle buyurdu:  “Mehdi (as) bendendir.  Başının ön kısmındaki saçları dökülmüş olur. Burnu kamburlu olur.  O dünyanın zulüm ve haksızlık ile doldurulmasının ardından, dünyayı adalet ve eşitlik ile doldurur. Yönetimini 7 yıl sürdürür.”

Başka bir rivayette şöyle denilmektedir:

Ravi  Ebu Said El  Hudri radıyallahu anh şöyle söyledi:  “Peygamberimizden sonra önemli bir Olayın meydana gelmesinden korktuk. Bunu Allah’ın peygamberine sorduk. O da şöyle buyurdu:

“Ümmetimin içinde Mehdi Aleyhisselam ortaya çıkacaktır. O beş, yedi ya da dokuz hüküm sürer.”  Buradaki tereddüt hadisin ravilerinden olan Zeyd el Ammi’den kaynaklanmaktadır.

 Ebu Said el-Hudrî  radıyallahu anh dedi ki biz bu rakamla kastedilen  nedir diye sorduk. O da “Yıl” diye buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: Ona bir adam gelerek: “Ey Mehdi! Bana ver, ver” diye söyler. O da elbisesinin üzerine (burada “eteğine” anlamı kastediliyor olabilir –çeviren)   taşıyabileceği kadar mal döker.”  (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:327,  Tirmizi,4/107,  İmam Ahmed, Müsned,3/21,  İbn-i Mace,2/1366)  

 “Ebu Davud  Ümmü seleme Radıyallahu anh’den rivayet etmiştir:

 Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:  Mehdi (as) benim soyumdan, Fatıma’nın çocuklarının soyundan gelir.”   (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:330)

“Ebu Davud, İbni Mes’ud (ra)’un merfu olarak şöyle söylediğini rivayet etmiştir:  “Şu dünyanın ömründen bir günden fazla zaman kalmamış olsaydı bile, Yüce Allah benden veya Benim  ehlibeytimden  (soyumdan ailemden) olan, benim adımı taşıyan, babasının adı da aynen benim babamın adı olan, yeryüzünün zulüm ve haksızlık ile dolmasından sonra orayı adalet ve eşitlikle dolduracak bir adam çıkarmak için dünyanın o kalan bir günlük ömrünü uzatırdı.” (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:331, Davud,4/131, Tirmizi,4/505, )

     Taberani Evsat’ta  Ebu Hureyre  radiyallahu anh rivayet etmiştir: “Ümmetimin içinde Mehdi (as) olacaktır.  Bunun hakimiyeti kısa sürerse 7 yıl, fazla sürerse 8 veya 9 yıl sürecektir. Ümmetim onun yönetimi döneminde daha önce benzerine kavuşamamış oldukları nimetlere  kavuşacaktır.  Gökten bol bol bereket (yağmur) yağacaktır.  Yer, bitkilerden ve mallardan içinde bir şey saklamaz (Dışarı çıkarıp insanların yararına sunar –çeviren). O   zaman da bir adam kalkar:  “Ey Mehdi (as) bana ver!”der. O da “al” der.”    (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:332, Mecmau’z- Zevaid,7/317, Taberani, Evsat)   

    “Hakim, Ebu Said El Hudri  radıyallahu anh den rivayet etmiştir:  “Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:  Ümmetimin son zamanında Mehdi Aleyhisselam ortaya çıkar.  Yüce Allah ona bol bol  yağmur verir.  Yerde bitkilerini bitirir. O insanlara eşit şekilde malı dağıtır. Hayvan sürüleri çoğalır.  Ümmetimin mensupları artar.  O (yönetime geldikten sonra)  yedi yada sekiz  yıl yaşar. (yönetimi 7 ya da 8 yıl sürer.)”       (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:333, Müstedrek4/558, Zehebi de sahih olduğunu söylemiştir.)   

“Tirmizi, Abdullah bin Mes’ud (ra)’dan rivayet   etmiştir:  “Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Benim ehlibeytimden (soyundan) benim adımı taşıyan bir adam, Arapların yönetimine geçmedikçe dünya yok olmayacaktır.” (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:334)

    “Hakim, Müminlerin Emir’i  Hz Ali (ra)’den rivayet etmiştir: “Bir fitne ortaya çıkacaktır ki, bu fitne de, altının madeninden arındırılması gibi insanlar arındıralacaklardır. Şam (Suriye ve civarı)  halkına sövmeyin, onların zalimlerine  sövün.  Onların içlerinde Abdallar vardır. Yüce Allah onların üzerine gökten bolca yağmur gönderecektir. Bu Yağmur onları suya boğacaktır. Öyle ki, o zaman da onlara tilkiler saldırsa üstün gelir. O zaman da Yüce Allah onların başlarına Rasulullah (sav)’ın soyundan bir adam geçirecektir. Onunla birlikte en az on iki bin, en çok on beş bin kişi bulunur. İşaretleri veya paraları “öldür, öldür”dür.  Bunların üç sancakları olur.  Kendilerine karşı yedi sancak taşıyan topluluklar  savaş eder. Her bir sancağın sahibi, hakimiyeti ele geçirme amacı taşımaktadır. Bunlar  (yani yedi sancaklılar) savaşa girerler ve yenilirler. Sonra Haşimi (haşimoğulları soyundan olan kişi) ortaya çıkar. Sonra Yüce Allah insanlara yeniden ülfet  (birbirlerine karşı sevgi) ve nimet verir. Deccal ortaya çıkıncaya kadar bu hal üzere devam ederler.”  (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:335. Hakim, Müstedrek,4/558)

“Rivayetlerin farklılığına rağmen Mehdi Aleyhisselam hakkında varit olan hadisler gerçekten gayet çoktur.  Bunlar tevatür derecesine ulaşmaktadır. Bu hadisler Sünenlerde ve İslam’ın kaynak eserleri arasında yer alan Mu’cem ve Müsned türü hadis kitaplarında yer almaktadır.”

 “Mehdi (as) ile ilgili hadislerin bazıları sahihtir, bazıları ise hasendir. Mehdi Aleyhisselam konusu  çağlar boyunca Müslümanların büyük çoğunluğu arasında meşhur olan bir konudur.”

 “İlim adamları Efendimiz Hz İsa Aleyhisselam’ın inişinin kitap, sünnet ve İcma ile sabit olduğunu söylemişlerdir… Netice itibariyle beklenen Mehdi (as) ile ilgili olarak rivayet edilen hadisler de tevatür derecesine ulaşmıştır.  Yine Deccal’in ortaya çıkacağı ve Efendimiz Hz İsa (as)’nın ineceği ile ilgili hadisler de Mütevatirdir.”  (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:336)

“Mübarekfuri,  şöyle demiştir: “Bil ki bütün çağlar boyunca Müslümanların büyük çoğunluğu arasında bilindiği gibi ahir zamanda Rasulullah (sav)’ın Ehlibeytinden (soyundan), dine güç katacak ve adaleti hakim kılacak bir kişi gelecektir.  Müslümanlar onun peşinden gidecekler ve bu kişi, bütün İslam topraklarının yönetimini ele geçirecektir. Bu kişi Mehdi olarak adlandırılır. Deccal’in ortaya çıkması ve sahih rivayetlere bildirilen buna benzer kıyamet alametleri de onun ardından görülür. Hz İsa aleyhisselam da ondan sonra iner ve Deccal’i öldürür.  Mehdi Aleyhisselam da onunla birlikte gider ve Deccal’in öldürülmesinde kendisine yardımcı olur. Hz Mesih Aleyhisselam Mehdi Aleyhisselam’ın arkasında namaz kılar.”  (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:337-338)

 “İbni Macenin Ebu Umame (ra)’den rivayet etmiş olduğu ve Deccal ile ilgili bir hadis-i şerifte şöyle demektedir: “Onların –Müslümanların- tümü Beyti Makdis’te (Mescid-i Aksa’da) toplanmış olur.  İmamları da Salih bir adam olur. Bu adam onlara namaz kıldırmak için öne geçer.  Tam bu sırada Hz. İsa (as) iner. Bunun üzerine İmam, Hz İsa (as)’nın imamlığa geçmesi için arkaya döner ve geri çekilir. Hz İsa Aleyhisselam onun iki omuzun arasında tam arkasında durur ve: “Geç bu namaz için imamete sen geçirildin”  der.” (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:338)

“İmam Nesai, İbn-i  Abbas (ra)’tan rivayet etmiştir:  “Rasulullah şöyle buyurdu:  “Başında benim  olduğum,  sonunda  İsa bin   Meryem (as)’in,  ortasında Mehdi Aleyhisselam’ın bulunacağı bir ümmet helak olmaz. 

 “Şeyh Abdulfettah Ebu Gudde bu konuda şunları söylemiştir: “Burada orta denilirken, sondan öncesi kastedilmektedir. Çünkü Hz İsa (as)’nın Deccalı öldürmek için inmesi Mehdi Aleyhisselam’ın zamanında olur ve değişik rivayetler de bildirildiği üzere Efendimiz Hz İsa (as), Mehdi (as)’nin arkasında namaz kılar.” (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:339)

“Ebu Nuaym, Cabir bin Abdullah (ra)’tan  rivayet  etmiştir:   Rasulullah şöyle buyurdu: “İsa  bin Meryem  iner  ve (Müslümanların)  emirleri  Mehdi (as):  “Gel bize Namaz kıldır” der. O da  “Hayır,  sizin  bazılarınızın  diğer  bazılarına  Emir kılınmaları Yüce Allah’ın bu ümmete bir lütfudur” der.” (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:339)

 “Ebu Amre  Dani, Cabir bin Abdullah (ra)’dan rivayet etmiştir:  Rasulullah  (as) şöyle buyurdu:  “İsa  bin Meryem’in, sabah şafağın attığı bir sırada  Beyti Makdis’e   (Mescid-i Aksa’ya)  ineceği  vakte  kadar,  bu ümmetin içinde hak üzere çarpışan bir topluluk mutlaka bulunur. İsa bin Meryem (as), Mehdi (as)’nin yanına iner.  Kendisine :  “Geç öne, Ey Allah’ın Peygamberi!  Bize namaz kıldır” denilir.  O da:  “Bu ümmetin bazıları, diğerlerinin emirleridirler” diye  söyler.

 “Ebu Amr Dani,  Huzeyfe Bin Yeman (ra)’dan rivayet etmiştir.  Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:  İsa  bin Meryem (as)’in indiği sırada Mehdi  (as) ona doğru bakar.  (İsa bin Meryem (as)’in)  saçlarından adeta su damlıyormuş gibi görünür. Mehdi Aleyhisselam kendisine:  “Geç cemaate namaz kıldır”der.    İsa aleyhisselam da:  “Bu namaz için sen öne geçirildin” der.  Böylece İsa Aleyhisselam benim soyumdan bir adamın arkasında namaz kılar.” (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:340)

“Nuaym bin Hammad, Abdullah  bin  Amr (ra)’ın benzer şekilde şöyle söylediğini rivayet etmiştir :  “Mehdi (as)’nin  yanına  İsa bin Meryem (as) iner ve İsa Aleyhisselam  onun arkasında  namaz  kılar.

 İbni Ebi  Şeybe İbn-i   Siri’nin şöyle söylediğini rivayet etmiştir:   “Mehdi Aleyhisselam bu Ümmetten’dir  ve  İsa  bin Meryem (as)’in arkasında  namaz kılacağı kişi işte odur.”  (Said Havva, El-Esas Fissüne,c/9,sh:341)

Yukarıda naklettiğimiz Hadis-i Şeriflerden de görmüş olduk ki, Mehdi (as) hakkındaki haberler, zayıf ve uydurma haberler değil, tam aksine inkarı mümkün olmayan sahih haberlerdir.

İslami Bilimler Araştırmacısı Yazar Nizamettin Demir

Cevap Ver

Yorumunuz
Adınız