Bir ‘Zarifoğlu’ Portesi “Ne çok acı var”

0
21

Cahit Zarifoğlu’nun denilince akla ilk gelen kitaplarından biridir “Yaşamak”. 1986 yılında Beyan Yayınları tarafından yayınlanan Yaşamak, Türk edebiyatındaki hatıra türünün en vurucu örneklerindendir.2 / 18

Bir hatırat olsa da kitabı okurken Zarifoğlu şiirinin tadı karşılar bizi sayfalarda. Aynı zamanda bir şairin hayata bakışı, yaşadıklarını anlamlandırış biçimini gözlemler, onun şiirinin derinliğine dair ip uçları yakalarız.

Bir hatırat olsa da kitabı okurken Zarifoğlu şiirinin tadı karşılar bizi sayfalarda. Aynı zamanda bir şairin hayata bakışı, yaşadıklarını anlamlandırış biçimini gözlemler, onun şiirinin derinliğine dair ip uçları yakalarız.3 / 18

Zarifoğlu hayata ve yaşadıklarına hikmet nazarından bakar. Varlığın ve oluşun ardındaki görünmeyen anlamları yakalamaya meyillidir.

Zarifoğlu hayata ve yaşadıklarına hikmet nazarından bakar. Varlığın ve oluşun ardındaki görünmeyen anlamları yakalamaya meyillidir.4 / 18

Yaşamak okurlarını artık Cahit Zarifoğlu adıyla özdeşleşmiş olan “Ne çok acı var” cümlesiyle karşılar.

Yaşamak okurlarını artık Cahit Zarifoğlu adıyla özdeşleşmiş olan “Ne çok acı var” cümlesiyle karşılar.5 / 18

“Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı.”

“Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı.”6 / 18

“Ruhumuzun Batı’dan aldığı lekelerden ancak Allah bizi arındırabilir.”

“Ruhumuzun Batı’dan aldığı lekelerden ancak Allah bizi arındırabilir.”7 / 18

“Dışı, kabuğu anlatmak kolay, zor olan insanın var oluşundaki öze eğilmek, ruhu verebilmektedir.”

“Dışı, kabuğu anlatmak kolay, zor olan insanın var oluşundaki öze eğilmek, ruhu verebilmektedir.”8 / 18

“Kalbi hem kanatları, hem taşınması en zor yükü insanın.”

“Kalbi hem kanatları, hem taşınması en zor yükü insanın.”9 / 18

“Ah şiiri bir de yazılan şeylerden ibaret saymasak.“

“Ah şiiri bir de yazılan şeylerden ibaret saymasak.“10 / 18

“Dokunup sevdiklerimizi götürüp beş on kürek toprağın altına bırakıyoruz, geçirdiğimiz zamanlar bir elbise gibi sırtımızda duruyor.”

“Dokunup sevdiklerimizi götürüp beş on kürek toprağın altına bırakıyoruz, geçirdiğimiz zamanlar bir elbise gibi sırtımızda duruyor.”11 / 18

"bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
bir şehir kadar kalabalıktır bâzıları.
bir dehliz kadar karanlıktır bâzıları.”

“bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
bir şehir kadar kalabalıktır bâzıları.
bir dehliz kadar karanlıktır bâzıları.”12 / 18

“Bize ağır gelen kendimizdir. Yolda, okulda, işte, başkaları ile birlikte taşıdığımız kendimiz.”

“Bize ağır gelen kendimizdir. Yolda, okulda, işte, başkaları ile birlikte taşıdığımız kendimiz.”13 / 18

“Ve gördük ki; mekan değildir, zamandır önemli olan. 
Ve lakin o da değildir, eylemdir önemli olan. 
Ve o dahi değildir kalp olmadıkça.”

“Ve gördük ki; mekan değildir, zamandır önemli olan.
Ve lakin o da değildir, eylemdir önemli olan.
Ve o dahi değildir kalp olmadıkça.”14 / 18

“Bize, sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek.”

“Bize, sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek.”15 / 18

“Gökyüzüne bakmayanların kalbi, daha çabuk kirlenir.”

“Gökyüzüne bakmayanların kalbi, daha çabuk kirlenir.”16 / 18

“Anne mükemmel bir üleştiricidir. Ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır. ”

“Anne mükemmel bir üleştiricidir. Ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır. ”17 / 18

”İnsan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.”

”İnsan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.”18 / 18

”Anne mükemmel bir üleştiricidir. Ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır. ”

”Anne mükemmel bir üleştiricidir. Ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır. ”

Dunyabizim.com sitesinden alınmıştır

Cevap Ver

Yorumunuz
Adınız